Tekrar, insanları bir tür uyanık hipnoza sokma biçimidir.

Hipnotizmacılar tekrar tekrar “Uykun var, uykun geliyor” telkini ile sizi hipnotize ederler.

Siz de söylemek istediğiniz şeyin temel noktalarını yeniden söylemekten çekinmeyin. Bu tekrarlar farkına varmadan hedefinizin bilinçaltına kazınır.

Biz çok iyi biliyoruz ki “Bir ürünün aynısını daha düşük fiyata başka yerde bulursak, bize aradaki fiyat farkını Media Markt ödeyecektir.”

Blendax: Baş döndüren ışıltılı saçlar
Bonus Card: Alsak alsak bedavaya ne alsak?
Can Bebe: Çişimi yapiyom, çişimi yapiyom popom kupkuru kalıyo!
Çamlica: Ayılana gazoz, bayılana limon
Arçelik: Arçelik demek yenilik demek
Tokai: Çakar çakmaz çakan çakmak.

Neden bu sloganlar halen aklımızda? İşte bu tekrarın gücüdür.

Walter Honek şöyle diyordu: “Anahtar sözcükleri ve kalıpları tekrarlamaktan çekinmeyin. Gerektiği kadar tekrarlayın.” Unutmayın, gerektiği kadar.

Tekrarın gücünü sadece reklamcılar değil belki de daha çok siyaset dünyası kullanmaktadır. Hayatımızı düşünceler, düşüncelerimizi kelimeler, kelimeleri de siyasetçiler belirler.

Son zamanların popüler korkularından biri gizli subliminal mesajlardır. Ama insanlar gün içinde kendilerine görsel ve işitsel olarak tekrar tekrar enjekte edilen bilgilerin varlığından habersizdir.

Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum…. diyerek papatyanın yaprakları bitse de noktayı tekrarınızın gücü koyacaktır.

Bu yazın moda rengi KIRMIZI.
Bu yazın moda rengi KIRMIZI.
Bu yazın moda rengi KIRMIZI.
Bu yazın moda rengi KIRMIZI.
.
.
.
Evet bu yaz KIRMIZI tişört giymeliyim.

Tarık Savaş Öpöz

leave a comment

Create Account



Log In Your Account